Arama
Son Yazılar:
- Bağlanmayacaksın!..
- Köklü Değişiklikler
- PHP Dersleri - 1
- PHP ile Programlama..
- Yaşamın son demleri!..
- Yürümek ne büyük bir nimet!
- Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil…
- Lütfen Türkçe’nin kullanımına özen gösterelim!..
- Evimdeyim…
- 31 Ekim Cuma, Kader Günü…
Bağlantılar:
- Altın Nesil
- Last Moments Of Love!..
- M.N.A.A.L
- Mce.gen.tr - Mce.gen.tr
- Siber Teknoloji - Siber Teknoloji ve Haber Bloğu
- SMF ve Seo
PHP ile Programlama..
Bu yazı 10 Aralık 2008, 11:08 tarihinde PHP Programlama kategorisine yazılmış.
Merhaba Arkadaşlar…
Şu son bir hafta içerisinde bir çok kişiden “php hakkında dersler ver” gibi teklifler geliyor. Ben de bu teklifleri değerlendirdim ve yakın zamanda basitten zora doğru anlatımlar yapmaya karar verdim. Öncelikle bir şema hazırlayacağım. Ardından sitemin temasında bir takım değişiklikler yapacağım. Kod örneklerine uyumlu olması için temayı değiştirmeyi bile düşünebilirim. Bütün bunların hepsini kısmet ise bayramdan sonra yapacağım..
Aslında bu teklifleri kibarca geri çevirirdim her zaman. Fakat hayatımda büyük değişiklikler oldu. Zamanımın çoğunu odamda karanlıkta oturarak ya da düşünerek geçiriyorum. Hem bu düşünceleri ortadan kaldırmak hem de tekrar hayata dönmek için kendimi programlamaya verdim. Kabarık bir liste hazırladım kendime.. En baştan başlayıp, tek tek scriptler yazacağım ve sizler ile paylaşacağım. Eminim ki güzel ve zevkli süreç olacak bu dönem.
Bir kaç gün içerisinde başlamak ümidiyle.. Hayırlı günler :)
Yaşamın son demleri!..
Bu yazı 07 Aralık 2008, 06:31 tarihinde Last moments of Love!.. kategorisine yazılmış.
Yaşama isteğim kalmadı artık…
Yürümek ne büyük bir nimet!
Bu yazı 28 Kasım 2008, 21:24 tarihinde Hakkımda kategorisine yazılmış.
İnsan herşeyin değerini sonradan anlıyor. Sanki başına bir musibetin gelmesini hiç beklemiyormuş gibi yaşar hep. Günlük yaşantısında aklına gelmezken, En ufak bir ölüm korkusunda bile dua ve şükür dilimizden düşmüyor…
Neden şükretmek için hep bir musibetin gelmesini bekleriz başımıza? Hayat insana o kadar tatlı gelir ki, gözlerini kapatıp tadını çıkarmaya çalışırken asıl olanı göremez. Sorun da buradan kaynaklanır zaten. Hayatın akışına kendimizi çok kaptırıyoruz.
Kendimden birşeyler yazmaya başlamadan evvel bir hatırlatma olsun diye yazdım bunları. Aslında hepimizin bildiği fakat hiç birimizin kabul etmediği şeylerdir bunlar.. Şimdi biraz da içimden geçenleri, bu yazıya başlamadan önceki asıl niyet ettiklerimi yazayım…
Bundan yaklaşık 20 gün önce bir ameliyat oldum, burada da belirtmiştim; biliyorsunuz. Allah’a şükrediyorum ki bu ameliyat başımdan geçmiş. Ameliyat sonrasında adeta dünyaya bakış açım değişti. Bir farklı bakar oldum her şeye… Zaten duygusal olan ben, iyice duygusallaştım…
Ameliyat sonrasında zorlu günler geçirdim. Bunlardan en önemli ve duygusal anlamda en kötü günler yürüyemediğim günlerdi. Psikolojim berbat bir durumdaydı. Dizimin sağ ve solundan iki büyük çelik uzanıyordu aşağı doğru. Bacağım oynamasın diye. Ayağımın üzerine basamıyordum, dolayısıyla yürüyemiyordum. Bu dönem içerisinde en ağır olanı ise lavabo konusuydu. Lavaboya gitmek yaklaşık 40 dakikamı alıyordu.
Ameliyat sonrası yatarak geçirdiğim günlerde yardıma muhtaçtım. İnanın bu bir insanın başına gelebilecek en zor durumlardan birisiydi. Doğrulmak için bile birisine ihtiyaç duyuyordum. Şöyle düşünün; yemeğinizi ablanız yediriyor, üstünüzü anneniz değiştiriyor, ayağa kalkmanız için iki kişi kolunuza giriyor ve artık koltuk değnekleri ile başbaşasınız.
Bacağınızı hissediyorsunuz ama kaldıramıyorsunuz. Attığınız her adımda acı çekmek ne kadar zor! “Ya rabbim yürümek ne büyük nimetmiş!” diyerek ağlamaya başlıyorsunuz anneniz ve babanızın yanında.
Acı çektiğiniz için geceleri iğnesiz uyuyamıyorsunuz. Her hareketiniz biraz daha acı çekmeye sebebiyet verebilir diye hareket etmekten korkar bir hale geliyorsunuz.
O günleri yaşamak gerçekten çok zordu. Aklıma geldikçe gözlerim doluyor, kimi zaman tutamıyorum kendimi ve ağlıyorum. Şuanda yürüyebiliyorum. Attığım adımlarda biraz acı çekiyorum ama o da zorunlu olarak kullandığım dizlikten kaynaklanıyor. Bugüne kadar farkedemediğim(iz) en büyük nimetlerden biriymiş yürümek!..
Allah-ı Zülcelal yürümek nimetini kimseden esirgemesin. Amin.




